Kireç neden bu kadar önemli
Sanayi tipi bir bulaşık makinesi, evdeki muadilinden çok daha fazla su geçiriyor. Bir vardiyada yüz çevrim yapan bir makine, her çevrimde durulama için temiz şebeke suyu alıyor. İstanbul'un birçok bölgesinde bu su, endüstriyel ekipman için kabul edilen sertlik sınırlarının üzerinde. Yani makine her gün, kendi içine sürekli kireç taşıyan bir su akıtıyor.
Kireç suda çözünmüş halde bulunuyor ve ısıtıldığında çöküyor. Bu yüzden en yoğun biriktiği yer, suyun en çok ısındığı yer: boiler rezistansının yüzeyi. Burada oluşan kalker tabakası milimetrelerle ölçülüyor ama etkisi orantısız derecede büyük, çünkü kireç iyi bir ısı yalıtkanı.
Rezistans ısıyı suya aktaramayınca ne oluyor? Kendi üzerinde biriktiriyor. Rezistansın yüzey sıcaklığı tasarım değerinin üzerine çıkıyor, direnç teli aşırı ısınıyor ve bir noktada kopuyor. Servise "rezistans yandı" diye gelen çağrıların çok büyük bölümü aslında bir su problemi. Rezistansı değiştirmek arızayı gideriyor ama sebebi ortadan kaldırmıyor; altı ay sonra aynı yerde buluşuyoruz.
Kirecin görünen belirtileri
İlk belirti genellikle tabaklardaki beyaz lekeler. Bunlar kirlilik değil, kuruyan suyun bıraktığı mineral tortusu. Parlatıcı dozajını artırarak bir süre gizlenebiliyor, ama sorun devam ediyor.
İkinci belirti durulama sıcaklığının düşmesi. Sanayi tipi makinelerde durulama suyunun 82-85 derece civarında olması gerekiyor; hem hijyen hem de tabakların kendi ısısıyla kuruması için. Kireçlenmiş boiler bu sıcaklığa çıkamadığında tabaklar ıslak çıkıyor ve mutfak ekibi elle kurulamaya başlıyor. Bu, çoğu işletmede fark edilmeden kabullenilen bir kayıp.
Üçüncü belirti çevrim süresinin uzaması. Makine boileri istenen sıcaklığa getiremediği için bir sonraki çevrimi başlatmakta gecikiyor. Vardiya boyunca birikince ciddi bir zaman kaybına dönüşüyor.
Dördüncüsü de yıkama kollarındaki tıkanma. Kollardaki memelerin çapı zaten küçük; kireç birikince su, tabağa olması gereken açı ve basınçla çarpmıyor. Bulaşık temiz çıkmıyor diye deterjan dozajı artırılıyor, sorun deterjanla ilgili olmadığı için de çözülmüyor.
İki katmanlı çözüm
Birinci katman, suyun makineye girmeden yumuşatılması. Reçineli su yumuşatma cihazı, sudaki kalsiyum ve magnezyum iyonlarını sodyum ile değiştirerek sertliği düşürüyor. Makinenin kendi tuz haznesi olan modellerde ise tuz seviyesinin düzenli kontrolü aynı işi görüyor. Buradaki en yaygın hata, cihazın kurulduktan sonra unutulması: reçine rejenerasyon için tuza ihtiyaç duyuyor ve tuz bittiğinde cihaz sessizce devre dışı kalıyor. Hiçbir uyarı vermeden, makineye sert su geçmeye başlıyor.
İkinci katman, düzenli kireç çözme bakımı. Yumuşatıcı ne kadar iyi çalışırsa çalışsın, zaman içinde bir miktar birikme oluyor. Bakımda uygun asidik çözücü makineye alınıp boiler ve tank içinde sirküle ediliyor, ardından rezistanslar sökülüp mekanik olarak temizleniyor ve yıkama-durulama kollarının içi açılıyor.
Çözücü seçimi burada önemli. Aşırı agresif ya da yanlış oranda kullanılan asit, paslanmaz yüzeylerde ve conta malzemelerinde hasara yol açabiliyor. Doğru ürünün doğru sürede ve doğru sıcaklıkta çalıştırılması, işin kendisinden daha kritik.
Bakım aralığı nasıl belirlenir
Standart bir cevap yok; makinenin günlük çevrim sayısı ve bölgenizin su sertliği belirleyici. Kaba bir başlangıç noktası olarak, yoğun çalışan ve yumuşatıcısı olmayan bir makinede üç ay, yumuşatıcısı düzgün çalışan bir makinede altı ay diyebiliriz.
Daha iyi yöntem, ilk bakımda boilerin ne durumda olduğuna bakıp aralığı ona göre ayarlamak. Üç ay sonunda boilerde kayda değer birikme yoksa aralık uzatılabiliyor; ciddi kalker varsa kısaltmak gerekiyor. Bu yaklaşım, hem gereksiz bakım masrafını hem de geç kalmanın maliyetini önlüyor.
Su sertliğini ölçtürmek de tek seferlik ve ucuz bir işlem. Bölgenizin değerini bilmek, hem yumuşatıcı ihtiyacını hem bakım aralığını netleştiriyor. Servis sırasında bu ölçümü yapıp sonucu size söylüyoruz.
Rakamlarla bakınca
Kireç meselesi teknik bir konu gibi görünse de aslında bir maliyet hesabı. Kireçlenmiş bir boiler, aynı suyu aynı sıcaklığa çıkarmak için belirgin biçimde daha fazla elektrik harcıyor. Buna rezistansın erken ölmesi, ıslak tabakları elle kurulamak için harcanan personel zamanı ve makine duruşları ekleniyor.
Bunların yanında düzenli bakımın bedeli genellikle küçük kalıyor. Yıllık bakım ve yumuşatıcı bakımının toplamı, çoğu işletmede tek bir boiler rezistansı değişiminin ve ona eşlik eden bir günlük duruşun altında kalıyor. Kireç, önlenebilir olduğu için de en can sıkıcı arıza sebeplerinden biri.